BARKAN'IN MUMU YATSIYA KADAR YANARMIŞ

A
a
Genellikle siyaset ile kirli çamaşırlar iç içe durur, yan yana anılır. Ancak ahlaken yanlış olan, siyasi açıdan da doğru olamaz. Ahlak; kimsenin iç çamaşırı ile uğraşmaz. Sağlıklı hiçbir zeminde milletin kirli donu ile uğraşmak mantıklı şekilde açıklanamaz.

 Aksine keserin de sapın da döneceği iyi hesap edilmelidir. Kendi iç çamaşırlarına ve kirlilik oranına bakmadan bir başkasının kirli çamaşırlarını dile dolamak, bunun üzerine kurgular yapmak bu nedenle anlaşılır bir durum değildir.

Siyaset yapılış itibariyle türlü terbiyesizlikleri ve ihanetleri içinde barındırsa da siyasetin asıl oturması gereken temeli ahlaktır. Ahlaklı bir adam siyasetini ahlaksızlık üzerine kuramaz. Ancak “ahlaksız” olanı siyasetini bu anlayışına göre şekillendirir.

Bir adam çok rahat yalan söylüyorsa mutlaka siyasetini de yalanlar üzerine kurar ve bu yalanla çevresini örgüler.
Bu örgü ile örgütünü yalan beyanlara dayalı olarak yöneticisine geçici de olsa bir olanak sağlayabilir ancak bu olanak sonsuz değildir. Yalan erbabı “mum ve yatsı” ikileminde er yada geç mutlaka yakayı ele verir.

Siyaset ve yalan ilişkisinde ilk sırada maalesef CHP İl Başkanı Barkan Kalınomuz yer alır. Belki toplum olarak siyasetçilerin seçmenine söylediği yalanlara alıştık. Peki siyasetçinin yol arkadaşına, dava arkadaşına söylediği yalan?

Siyasetçinin ve yalanın bu türü seçmene söylenen yalandan daha tehlikelidir. Kalınomuz’un yol arkadaşına, dava arkadaşlarına yetkisi ile söylediği yalan türü’ mum ve yatsı’ ikilemiyle açıklanamaz. Bu yalandan öte bir iştir, buna riya denilir.

Riya; İnandığı gibi, düşündüğü gibi davranmamak, özü sözü bir olmama huyudur, ikiyüzlülüktür. Riya içinde olan bir siyasetçi, türünün en kötüsü ve en zararlısıdır.

Yetkisini ve konumunu korumak adına kendi partisine, partilisine, örgütüne yalan söyleyen bir siyasetçi “ahlaken yanlış olanın, siyaseten de doğru olmayacağı” gerçeğine yüzünü dönmüş, varlığını sürdürmek adına riya içerisinde kaybolmuş zavallı bir türdür.
Etrafımıza bir bakalım.

Kimin yalan söylediği ya da kimlerin siyaseti yalan ve kandırmaca üstüne kurduğuna bir göz atalım.
Barkan Kalınomuz, kendi partilisi bir vatandaşı yalan söyleyerek, fahiş fiyat eklediği icra kağıdı ile neredeyse dolandırmaya kalkmadı mı?

CHP çatısındaki bir belediye meclis üyesini kandırmadı mı?

Kendi partilisi bir bayana sırf kendisine muhalif diye kavgada bile söylenmeyecek küfürler etmedi mi?

Kendi sosyal paylaşım sitesinde “HECİM DEVESİ” olarak isimlendirdiği partilisi hakkında hakaret ve tehdit dolu ifadelerde bulunmadı mı?

Sabahtan akşama kadın partilileri dahil önüne gelene ana avrat küfredip, Efeler İlçe Başkanlığını çeşitli ayak oyunlarıyla düşürmedi mi?

Partisine oy dahi vermeyen Kalınomuz, kendi belediye başkanlarının altını oydu, bunu da yapmaktan hiç çekinmedi.
Çok övündüğü İl binasının paraları nerden geldi?

Cumhurbaşkanı seçimlerinde her fırsatta dile getirdiği partinin aracını göreniniz var mı?

Ş…Bar ve L.. Kültür’den kendilerinin yok sayılarak yönetildiğini söyleyen Kalınomuz, seçilmesine destek verdiğin sonrasında da köstek olduğun Bayram İnci yönetimine kadar sizde partiyi bu mekanlardan yönetmeye çalışmıyor muydunuz?

Şimdi sadece mekan değiştirdiniz. Meyhane köşelerinde atıp tutmaya, ben demeye devam ediyorsunuz.
Hangi demokrasiden, hangi örgütten ve hangi güçten bahsediyorsunuz?

Parayla etrafınızda topladığınız yalakalarla mı İl başkanlığının başarılarından söz ediyorsunuz?

 Sizi meyhane köşelerinde, içkili restoranlar da gördük de ne Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun yanında ne de örgütün çalışmalarında gördük.

Yalancının teorik ve ideolojik bir zemini yoktur.

Dolayısıyla yalan üzerine kurgulanan her şey gibi yalancının elinde şekillenmiş siyasetin de teorik ve ideolojik bir yanı bulunmaz.
Yalan üzerine inşa edilmiş, riya ile sarmalanmış bir siyasi yapının lider kadrolarda yer alması siyasetin en büyük sorunlarından birisidir.

Bu tür bir yapının içinde ne teorik, ne ideolojik bir zemin aranamaz.

Böyle bir yapıya sahip Barkan Kalınomuz’un örgütüne, siyasete ve toplumun sosyal politikalarına faydası olamaz.

Bir kez daha belirtelim. Ahlaken yanlış olan, siyasi açıdan da doğru olamaz. Siyasi varlığını Ankara rüzgarı ve genel merkez yalanları ile süsleyen siyasetçilerin mumu yatsıya kadardır.
1000
icon
cemil babat 23 Ağustos 2014 02:02

Helal kardesim anlarsa tabiiiiiiii

0 0 Cevap Yaz
anket ANKET

hava durumu HAVA DURUMU
e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat